(YOU) Stole my mind

“3-5 lira daha bulsak karnımızı doyurabilcektik. Eğer bulamazsak elimizdekini yine alkole yatıracağız. Alkol her zaman yemekten önce gelir.”


Bu bakış açısıyla ne kadar yaşayabilirsin ki dediğinizi duyar gibiyim. Hemen söyleyeyim, hala yaşıyoruz ve arzularımız olmadan da mutluyuz. Tek isteğimiz var o da kafamızın dönmesi. O döndükçe biz sevişiyor, uyuyor, kusuyorduk.

Yalnızca 3 kişilik bir hayat yaşıyorduk, Tarık, Kerim, Melodi’den oluşan. Canımız ne isterse yapabilirdik ama canımız başka birşey de istemiyordu. En azından Kerim ile Tarık’ın konuşmasını duyana dek ben böyle düşünüyordum.

-Ortaokula giderken annemin gitarını çalmaya uğraşırdım. Pek müzik yaptığım söylenemezdi, hatta anti- müzikti kendisi. Duymaman gereken birşeydi.

-Sen böyle anlatırsan karşındaki duymak isteyecektir.

-Neden? Duymaman gereken birşey olduğunu söylediğim için mi?

-Evet, hem o yüzden, hem de bunu sen söylediğin için. O zamanlar çocuktun ve müzik hakkında ne bilebilirdin ki.. Şimdiki tadlarınla o müziği değerlendirdiğinde, sana kusarken çıkarttığın sesler kadar itici gelebilir fakat şunu da biliyorum ki, anti-müzikte yapsan dinlerim. Ben senin dostunum.

-Bunu duymak güzel, ama bir daha müzik yapmak.. sanmıyorum. Müzik ruhun gıdasıdır derler, ruhun klozete çıkardığı, berbat kokan kusmuk değil.

-Bak yine aynı noktaya geldik. Yıllar önceki bir kaç notanın bugün dahi sana aynı hisleri yaşatmaması lazım. Denemeden bilemezsin şu an.

-Peki, deneyelim o halde.

Günün her saati içiyorduk ki, kafamızda, kalbimizde birbirimizden başkası olmasın diye. Sonra kusarken akla gelen her arzuyu da beraberinde çıkarıyorduk. En saf halimizle sızıp, öyle de uyanıyorduk. Rüyalarımda dahi ikisinden başkasını görmedim. Ama bu konuşmaya kulak misafiri olduktan sonra Kerim’in geleceğe dair planları olduğunu anladım. Yanında da Tarık olacaktı. Müzik yapacaklardı, ama şunu unuttular, müzik yapmak duygu gerektirirdi. Hayattan hiç beklentisi olmayan birisi nasıl müzik yapabilir ki.. Belki de bu yüzden Tarık o kadar berbat çalıyordu, belki de bu yüzden müziğe tekrar başlamak istemiyordu.

1 hafta sonra eve bir gitar getirdi Kerim. Gülümsüyordu, al bakalım dedi Tarık’a. Ben bu da nerden çıktı şimdi diye sinirlendim. Gülümsemesini koruyarak, artık içerken kendi müziğimizi yapabileceğiz dedi. Ben müzik yapmak ya da sizin aptal müziğinizi dinlemek istemiyorum, sadece biz olalım, anı yaşayalım, şuursuzca birbirimize girişip, sonra sevişmek istiyorum dedim. Sustu.. Çok uzun bir süre hemde. Derin düşüncelere dalamayacağını bilmesem neler düşündüğünü öğrenmek için herşeyi yapardım. Fakat buna gerek yoktu, sadece sessizliğini koruyordu inatla. Sonra konuşmaya başladı.

“Bak Melodi, hayatımızın son 4 yılını bu evde hep beraber geçirdik. Arzusuz kalmak için aç kaldık. Kopmamak için başkalarından koptuk. Herşeyi birbirimiz için yaptık. Ama sen şimdi gelmiş saçma sapan korkuların yüzünden bizi eleştiriyorsun. Bu hayat hep böyle yürümeyecek, biliyorsun.” Ne demek yürümeyecek diye çıkıştım. Ne demek istediğimi biliyorsun dedi. Hayır, bilmiyorum dedim ve ekledi, “Bir gün bütün herşeyi unutmak ve sadece bize kenetlenmek için başladık bu şuursuzluk deneyine. Böylece gerçek mutluluğu bulabileceğimizi düşündük çünkü aşk bunun üstesinden gelebilirdi, en azından biz öyle sanıyorduk. Şimdi büyüdük, 4 yıldır gitmediğimiz bir okulumuz var, bu evde nefes almak artık çok zor”. Ne yani şimdi mi aklına geldi hayallerin, şimdi mi farkettin sorumluluğunu. Asıl korkak sensin, gerçek sevgi bedeninde ancak bu kadar kalabiliyor, korku seni ele geçirmiş diye hıçkırarak konuşmaya çalıştım. Ağlatmıştı beni. Yıllardır ağlamıyordum, bu da nerden çıkmıştı şimdi. Tarık araya girdi yeter artık diye. Ne saçmalıyorsunuz siz, hadi içelim biraz dedi. Kerim ben içmiyorum diye söylendi. Anlaşılan şuursuzluğa doymuştu. Kapıyı çekip çıktı.

Tarık ellerine çenesine dayamış, gözlerini gitara sabitlemişti. Belli ki kafası çok dönüyordu. Sonra kalkıp gitara doğru yürüdü. Ben hayır diye bağırdım ama beni duymamazlıktan geldi. Sonra yavaşça koltuğa oturdu, elini tellerde gezdirmeye başladı ve söyledi..


Ayrılık en büyük korkumuzdu
Şimdiyse farklılıklarımız ortaya çıktı

Benden komşularımı sevmemi nasıl beklersin
Aklım ve perdelerim kapalıyken

Sen hala buna inanıyorsan,
Kimin umurunda?

Canımı çok yaktı bunları Tarık’tan da duymak. İçeri gidip bir kağıt ve kalem buldum ve yazdım.

Hayat. Sana istediğini vermez. İstemediğin ne varsa karşına çıkar. Bunu yazıyor olmam bunu kanıtlıyor. Tek isteğimi elimden alan hayatta daha fazla kalmanın manası yok. Elveda. Melodi.



12 yorum “(YOU) Stole my mind”

  • Nikotin diyor ki:

    ” En saf halimizle sızıp, öyle de uyanıyorduk.”
    (:

    you stole my attention uykusuz ^^

  • Jack diyor ki:

    sızmak adamı cezbeden bi kelimedir her zaman ^^

  • fakeangel diyor ki:

    baslik gulumsetti.. ama yazilarinizla bana her zaman yasattiginiz gulumsemeden degildi bu. neyse, siz anladiniz onu zaten jack bey..

    bir de.. bir filmi hatirlayiverdim yaziyi okudugumda.. hani 2 kardes ve bir arkadaslari, evin icinde hep ciplak ve kafalari guzel geziorlardi, birlikte banyo yapiyorlardi, evin icinde bir cadirda kaliyorlardi falan..
    animsadiniz mi ?

    son olarak.. her seferinde soylemekten nefret ediyorum ama.. pek bir guzel olmus..
    sizin, bir kadinin gozunden birseyler yazmaniz fikri basta bana urkutucu gelmisti.. cunku kadinlari cok iyi anlayabilecek biri olma potansiyelinizi gorsem de, bir kadin gibi dusunup yazamazsiniz derdim bu yaziyi okumadan once..

    demeyip, bekleyip gormeyi istemisim sanirim..

    ve iyi ki de gormusum..

    zira sizin yazdiginizi bilmesem ve sorsalar, yazanin bir kadin oldugunu soylerdim..

    oyle iste :)

  • fakeangel diyor ki:

    bir de melodi :) ve 2. sınıf pavyonlardaki sarkicilar :)

  • Jack diyor ki:

    ehum birazcık kadınsılık var zaten bende .) melodi de cok guzel isim ayrıca, hıh. bugun yeni char actım wow’da melodia diye hehe

  • fakeangel diyor ki:

    zaten ben de melodi’nin cok guzel bir isim oldugunu savunuyorum jack bey..
    o konuda hem fikiriz.. ama sanirim sadece ikimiz :)

    char mi ?

    uhmm.. onumuzdeki gunlerde ogrenecegim yeni konu belli oldu desenize :)

    sanirim bir sonraki karakterinizin adini da biliyorum ben.

  • Nikotin diyor ki:

    ahaa dimi? sızmak !

    Bu3lüyü,evlerini; hikayeyi Epikuros’un özqürlük anlayışına benzettim aslında x)

  • Jack diyor ki:

    vay be o da intihar etmiş.

  • Bengisu "Ben" Türkan diyor ki:

    Yazıyı okurken midem ağzıma geldi zira Melodi bir erkek sanıyordum,fakeangel aydınlatıcı bir yorum atmış Allah’dan

  • fakeangel diyor ki:

    bir sure sonra beni en cok gulduren kisi olma ozelligine sahip olcak sanirim bengisu “ben” turkan :)

  • Bengisu "Ben" Türkan diyor ki:

    Kısaca “ben” diyebilirsiniz

  • cüzzamlı melek diyor ki:

    kıymetli jack ve okurları,

    alkol her zaman yemekten önce gelir, felsefesini benimseyip baya baya baltalara sap olanlar tanıyorum. mesela ben.
    bu kız kesin alkolik olur, ya da kanser, diyenlere inat, sıkı bi iş, para ve sosyal statü cehennemi bulmuşumdur.
    o yıllarda, bu yıllardan söz etseler “hadi lan ordan” derdim. hatta alkolik olmadığımı kim söylemiş ve de kanser olma riskim gün geçtikçe artıyo.
    bununla birlikte…
    hala…
    elime geçen 3-5 kuruşu biraya yatırdığım ve mönüdeki en ucuz şeyleri seçtiğim o kabak kemane günlerimi çok özlüyorum.
    keşke hep o günlerde kalsaydım
    diyorum…

Leave a Reply