we don't need no water, let the motherfucker burn
Aksilik bu ya, biz evde uyurken yangın çıkmıştı. Memnuniyetle söylüyorum, hatırlamaktan keyif aldığım bir yangındı.
Yıllardan 2002, (yaşıtlarımızın tamamen aptal olduğu bir yıldır), o dönemler evim olmadığı için arkadaşımın (havuç) evinde kalıyorum. Evde de bi tane cins köpek (eddy) var. Neyse biz bir pazar günü sabaha karşı göte kadar sarhoş eve geliyoruz. Köpek aç tabi yemek yemesi lazım. Kemik ve et parçalarını elektrikli ocağa koyuyoruz (kaçak elektrik tabi ki, ne sandınız). Sonra biz yemek falan unutup odaya geçiyoruz. Üzerinde sayısız defa bayıldığım yer yatağıma bırakıyorum kendimi, havuçta öyle, sızıyoruz kısaca. Uyumadan az önce hatırladıklarım bu kadar.
Ev zemin katta olduğundan çocuklar şaka yapıyor diyorum kendi kendime uykumda, aksi takdirde kimse bu kadar abanamaz cama yani. Havuç ilgilensin banane diyip uyumaya devam ediyorum. Sanırım bir kaç dakika sonrasında odanın kapısı açıldı ve dumanların arasından sarı şapkalı bir amca belirdi (sanki konserdeyim ve itfaiyeci kostümü giymiş rock starlar çıkıyor sahneye dumanların arasından) “Galk galk ölecen” diyince zıplıyorum yerimden, koşarak çıkıyorum odadan. O an aklım başıma geliyor, ev yanıyor tabi.. Sabahın 7 sinde, hemde pazar sabahı, kim gördü yangını dersiniz? Dersaneye gitmekte olan yöneticinin oğlu. Havuç ortalıkta yok ama. İtfaiyeciler aynı odada onu görememişler çünkü dolabın kenarında sızmış. Neyse ki olayları anlamam uzun sürmedi de, onun da hayatını kurtardı cesur amcalar.
Bütün apartman dışarıda, bahçede, herkes tırsmış evlerini boşaltmış, yönetici de orada. Yangın nedenini soruyor, elektrikli ocak diyor biri (elektrik kaçağı değil, kaçak elektrik) Havuç bana, ben havuca bakıyorum. Aynı anda aklımızdan şunun geçtiğinden eminim “asıl şimdi sıçtık” . Anlamaları an meselesiymiş ama bu sadece bizim paranoyamızmış şimdi daha net görebiliyorum. Evin diğer sakini ve köpeğin sahibi (Leyon, bizden 5 yaş büyük) gece başka yerde kaldığından olaylardan haberdar değil.. Ha bu arada köpek camın kenarından soluk alabilimiş ve yaşıyordu (bizi uyandırmak hiç aklına gelmemiş anladığınız üzere). Ayrıca bir de kırık bir kapı var, çünkü itfaiyeciler kapıyı kırmadan içeri giremezlerdi, değil mi? Bizde bir büyüğümüz olarak Leyon’u aradık,
- Çok kötü bişi oldu abi
- N’oldu, Eddy mi öldü yoksa?
- Yok o yaşıyor.
- Kim öldü o zaman?
- Kimse.
- O zaman evi yaktınız siz.
- …….


ahahah (:
sizde zaten jack bey, ya yangin cikartacak ya da haliyla ceset tasiyacak tip var tam bence..
ben oyle hayal ediyorum yani zihnimde..
Köpeği kınıyorum,hiç mi kahraman köpek filmi izlememiş,hiç mi basketbol oynayan köpek,Everest’e tırmanan köpek ya da Kuantum Fiziği yapan köpeğin oynadığı filmlerden etkilenmemiş…
Aslında zavallı Eddy’e suçu yüklemek pek doğru değil,bu tüm Türk köpeklerinin sorunu,o da eğitim sisteminin kurbanlarından biri!
Bu ülkede birçok şeyin değişmesi lazım,yoksa daha çoook yangın çıktığında bir bok yapmayan köpekle karşılaşırız,elalemin köpeği her gün yüzlerce can kurtarırken
yok, bu köpek yalnızca yastıklarda delik açana kadar tecavüz etmekten hoşlanan bir cinsti. bir gün bile öğrenme isteğiyle yanıp tutuşmadı, onun bu azimsizliği yüzünden az kalsın biz yanıyorduk, yaa.
ayrıca itfaiyeci amca 5 dk geç gelsek dumandan zehirlenip ölüyordunuz dedi. damn you eddy!
Hani derler ya “koyun can derdinde kasap et” o hesap “sahip can derdinde köpek seks” şeklinde değiştirebiliriz bu güzide atasözümüzü
Bir de iftaiyeci belki daha dikkatlı olun bundan sonra diye olayı dramatize etmiş olabilir.Şimdi yangından sonra “Gelmesek de bir sikim olmazdı yahu hayatta kalırdınız,duvara badana çektin mi ooo hiç iz kalmazdı valla” dese bir hafta sonra yine adama iş güç çıkarcaksınız,adam da haklı yani