Notlar..

Bilirsiniz uyku gelmedimi gelmez. (bilmiyorsanız bu yazıyı okumadan direk terkedin burayı) Çiş gibidir. Yapmak istersiniz ama bi türlü konsantre olup halledemezsiniz işinizi. Alışılabilir bişey olduğunu itiraf ediyorum ama garantisi yok. Zaman içerisinde uyumanın yollarını keşfedebilir, rüyalar diyarına yol alabilirsiniz. Fakat gittiğiniz yerde olacaklardan ben sorumlu değilim.

Şimdi size uyuyamadığımda en çok kullandığım yöntemi açıklayacağım. Hazırsanız gözlerinizi kapayın lütfen. (sanal hipnotizma gibi bişey olacak ama du bakalım) Kapadınız mı gözlerinizi? (hep bir ağızdan EVEEET – yalan!) Tamam pekala, gözleriniz kapalıykende gördüğünüzü varsayıyorum. Zaten bunu beceremiyorsanız hayal gücünden yoksun olduğunuzu kabullenin bi kere. Neyse, karanlıktan başka birşey görmediğinize uzun zamandır inandığınızdan bu ilk denemede biraz zor olacak ama pes etmeyin. Dikkatlice karanlığın tam ortasına bakın ama o kadar da dikkatli bakmayın. Yani biraz şaşı gibi biraz da çok uzaklara bakıyor gibi, ama meraklı olun. Karanlığın içinden birşeyler görünüyor gibi oluyor olması lazım. Yani bu öyle bişey ki hayal etmekten farklı. Gerçekten orada birşeylerin dönüyor olması gerek, sanki gözleriniz açıkta karşınızdaki birşeye bakıyormuş gibi olmalı. Biliyorum bu görüntünün ne olduğunu henüz anlamadınız, çünkü gözünüzün önünde 2 saniyeden uzun tutmakta zorlanıyorsunuz. Bu süreyi çalışarak biraz daha uzatabilirsiniz. Bahsettiğim görüntü herkeste farklıdır ya da aynıdır diyemeyeceğim çünkü daha önce bu konuda hiç kimseyle konuşmadım. Neyse, olay aslında bu kadar. Herkes o anlık görüntüsünü net olarak görmek isteyecektir. Yeteri kadar uzun tutabilirseniz mutlu sona ulaşabilirsiniz. Hoş ben sonunu asla görmedim ama mutlu sona ulaşıyorum. Çünkü amaç uyumak. Yalnız yan etkilerinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Sabah uyandığınızda kulağınızdan kan gelme ihtimali yüksek. Ya da yastığa bol miktarda salya akıtmış olmanız. Belki de çiş örneğinde olduğu gibi, ah neyse.. Bu sizin su sesiniz olsun ve kolayca uykuya dalın. Garantisi yok. Ne uykunun, ne rüyalar diyarının, ne sabaha canlı çıkmanın..

Bu arada temada biraz oynamalar olmuş. Bende uyandığımda farkettim. Bilmiyorum nasıl oldu.

6 yorum “Notlar..”

  • fakeangel diyor ki:

    kim ellemisse temanizi iyi etmis jack bey.. guzel olmus pek..
    uyumaya calisma konusuna gelince.. ben hep hayal kuruorum gozlerimi kapatip..
    daha baslarda uykuya dalip bir de onun ustune ruyamda o hayalimin devamini goruyorum..

  • Jack diyor ki:

    evet çoğunuza öyle oluyor. ama o yöntemi denediğimde bende devamı gelmiyor asla. size kolay uykular :)

  • Aydan Atlayan Kedi diyor ki:

    Bir de şöyle bir yöntemden söz ediyorlardı: Uyuyamadığınızda kalkın odanın ortasına bir sandalye koyun. Karanlığın içinde sandalyede oturun. Bekleyin. Uykunuz gelecek. Ben hiç denemedim. Çünkü; birincisi, hala anlamış değilim bunun mantığını ikincisi hasbelkader gecenin bir vakti ev halkından biri uyansa ve beni öyle görse delirdiğimi düşünmesi kaçınılmaz. :)) En iyisi uykun kaçtığında kitap okumak :)

  • Jack diyor ki:

    kitap okumak güzel bir fikir ama bunu uyumak için yaptığında geri tepmesi kuvvetle muhtemel. ama hiç bişey yokken ortada kitap okuyorsam uyku bastırıyor, anlamıyorum.

  • Aydan Atlayan Kedi diyor ki:

    Küçük bir yanlış anlaşılmaya yol açtı son cümlem sanırım :) Kitap okumayı uykunun gelmesi için bir yol olarak görmüyorum. Tam aksi hatta. Uykun kaçtığında yatakta dönüp durmak ve kendini uyumaya zorlamak yerine zamanı okuyarak ve keyifle değerlendirmeli diyorum :)

  • Jack diyor ki:

    aslında ben doğru anlamısım, sende dogru anlatmışsın onu anladım. burada yazanların çoğu o kısır zamanı degerlendirirken ortaya cıkmıştı zaten :) iyi değerlendiriyorum demek ki, hiho.

Leave a Reply