Most annoying show you've ever seen
Çocukluk fotoğraflarınıza bakıp ne kadar değiştiğinizi itiraf etme zamanı. Aslına bakarsanız bunu beraberde yapabiliriz. Hepbiriniz bir fotoğrafınızla -birazda peçete- çıkıp gelin ve ne kadar değiştiğinizi salya sümük anlatın bana. Bende size -sizi iyi hissettircekse- aynı şeyi kendim için de düşündüğümü söylerim.
O yaşlarda hep daha büyük hayallere sahip olduk. Hayallerimizin boyumuzla ters orantılı olduğunu şimdi daha iyi görebiliyorum. Daha değerli, daha düzgün birşeyler yapabilecektik aklımızca (akıllarınca). Şu an bulunduğumuz konum ve hayattan ne kadar memnun olsakta, bir fotoğrafa bakmak kadar uzak dehşete düşmek. Belki de bütün bu hayal kırıklıkları, dehşete düşmek ve geçmişe özlem ya da dolaylı yoldan “hayata yeniden başlasaydım” diyalogları saçmalıktır. 25 yaşında, işsiz ve göbekli olmam değil sorun, gerçi bunlarda işleri kolaylaştırmıyor ama.. Sorun, oof gerçekten bilmiyorum. Ben sadece o küçük insandan başaramadığım için özür dilemek istiyorum. Yanlış kararlar yüzünden bu hale getirildiği için.
Bunu bi kerecik olsun yapın. Hatta hiç beklemeyin, hemen şimdi ufacık olduğunuz fotoğraflarınıza, o zamanki sahip olduğunuz gözlerinizin içine bakın. Aynaya baktığınızda hissettiklerinizi hissetmeyeceğinizi biliyorum. Ufak bir özür dileyip, hayatın sizi bu noktaya getirdiği ile ilgili bahaneler türetin. Dilediğiniz kadar ağlayın, hakkınız bu, çünkü geri dönemeyeceksiniz.
Şimdi gülmek daha zor geliyor değil mi? Tahmin edebiliyorum ve hatırlıyorum, bir “eciiiiiiiiik” beni gülmekten komaya sokabilirdi o zamanlar.


Ben bunu arada bir yaparım ve evet, dilediğim kadar ağlarım..
Çok güzel bir yazı ama sinirimi bozdu :)
sinirlerini bozuyorum insanların burada, biliyorum :)
hem sinir bozucu hem gobekli hem issizsiniz jack bey ama hem de kel oldugunuz gercegiyle henuz yuzlesemiyorsunuz..
bense en az cocukken oldugum kadar tatliyim..
ah siz zaten 1994 kainat güzeli olmamısydınız 0-6 yas grubunda?
küçüklüğümden beri hayal ettiğim herşey’in bir kısmı gerçek olmuş geri kalan kısmıda şimdilik yalan olmuş olsa bile,ve ben her zaman binlerce küfür ve lanet ederken,oturup ağlarken,’bir daha asla’ ile başlayan cümleler kurarken ve tüm bunlara gerçekten inanırken,hala o fotoğrafa baktığımda ne olursa olsun diorum:
-yaşamaya değer…
yinede değer…
değecek birşey olmamış olsa bile değer…
hiç olmıyacak birşey olsa bile değer…
kirlenen duygularımın tüm uçları ve kirlenen bedenimin tüm uzuvlarıyla tutuorum hayatın bir parçasından inatla.ne kadar ağlasam da;
diorum ki o minik parmağı uf olmuş küçük kız çocuğuna:
bu hatamın telefasi olacaktır…
94 yilinda ben essek kadar olma yolundaydim efendim.. ne 0 i ne 6si.
ayrica ben gonullerin guzeliyim.. kainat da neymis..
yerseniz tabi.