Sarhoş olduğumda daha tatlısın

Uzun zaman önceydi.. Londra’daydım. Daha önce kendimi hiç o kadar yalnız hissettiğimi hatırlamıyorum. Evet çok uzun zaman önceydi.. Bir striptiz klubune gittim o gece. Alkol almayacaktım. Çünkü kafam zaten 1 milyon sterlin kadardı. Bende süt istedim. ( Şunu sakın unutmayın; siyahın bol olduğu yerde beyaz daha pahalıdır) Zaten cebimde 84 sterlin vardı. sonra bir kucak dansçısı yaklaştı. Oturmasını söyledim. O da bütün fantezilerimi gerçekleştirebileceğini söyledi. Anlaştık. Ardından da sıkı, beyaz kalçalarını oynatmaya başladı. Akabinde de ağlamaya. Evet kucak dansı, striptizci ağladığında daha iyi oluyor. Tahrik olmuştum. Kendimi babası sanmama bacaklarımın arasındaki hayvan engel oluyordu. Gözlerimi kapadım. Bildiğim bir şarkı olan doorsteps çalıyordu mekanda.

-Why are you cryin?
-Mmh..
-Never mind, go on.

Şundan emindim ki bıyıklarımda süt vardı ve ağzım da yüzde 99 süt kokuyordu. Kendimi tutamadım ve bardaktaki kalan sütü boynundan aşağıya yavaşça döktüğümü hayal ettim. Gerçekten dökmeme gerek yoktu o an. Zaten Londrada da değildim. Hem sütü dökecek olsam bunu yavaşça değil bardaktan boşalırcasına yapardım.

-Well, wanna suck me?
-Sorry, you are too big for my mouth.
-You must be kiddin.
-Yep.

Şaka yapıyordum evet. Aslında cimrilikti. Garson kulağıma eğilip böyle söylemişti. Hem ağlayan psycho-virgin de kalkmıştı kucağımdan. Şimdi asansörde kalmış gibi bir yalnızlık vardı üzerimde. Aşağı iniyordum sanırım, trafik bir acaip burda.

Leave a Reply